EuroLeague: NBA’dan henüz hiçbir teklif almadık

EuroLeague, Avrupa basketbolunun geleceğini şekillendirecek kritik dönemeçte hem kendi organizasyonunu büyütüyor hem de NBA ile olası iş birliğinin kapısını tamamen kapatmıyor. Ancak ligin genel müdürü Chus Bueno, ABD merkezli ligden henüz kendilerine ulaşan resmi bir teklif olmadığını açıkladı.

Avrupa basketbolunda yeni sezon öncesi heyecan, Olympiacos, Fenerbahçe, Real Madrid ve Dubai Basketball takımlarının yer alacağı SuperCup ile zirveye çıkacak. Geçen sezonun en iyi dört takımından üçünü aynı sahada buluşturacak organizasyonda ilk şampiyon, cumartesi günü saat 21.00 civarında belli olacak.

Evan Fournier: Fenerbahçe karşısında daha iyi bir deneyim istiyoruzBUNU DA OKUYABİLİRSİNİZEvan Fournier: Fenerbahçe karşısında daha iyi bir deneyim istiyoruz 17/09/2026 18:44

SuperCup öncesinde Avrupa medyasından gazetecilerle bir araya gelen Bueno; yeni organizasyonun hedeflerini, transfer kurallarını, EuroLeague’in gelecek planını ve NBA ile yürütülen temasları değerlendirdi.

SuperCup, sıradan bir sezon öncesi turnuvası değil

Chus Bueno, yeni organizasyonun önemini şu sözlerle anlattı:

“SuperCup, birçok kişinin düşündüğü gibi yalnızca bir sezon öncesi turnuvası değil. Bu bir yarışma, hatta çok büyük bir yarışma. Onu son derece ciddiye almak istiyoruz. Bir organizasyonun ilk şampiyonu olmak için ikinci bir şansınız olmaz. Bu, herhangi bir sezon değil; ilk sezon. Herkesin ne kadar odaklandığını görebiliyorum. Oyuncularla ve antrenörlerle konuşurken maçların gerilimini hissediyorum.”

Yeni kupa fikri nasıl doğdu?

Bueno, SuperCup’ın NBA Kupası’ndan esinlenilerek oluşturulmadığını, asıl amacın EuroLeague’in değerini ve ticari gücünü artırmak olduğunu belirtti:

“SuperCup, EuroLeague’in özgün bir icadı değil. Neredeyse bütün ulusal liglerde süper kupalar var. Ancak NBA Kupası’ndan ilham almadık. Daha fazla iş yapmak, EuroLeague’e yeni değerler ve ticari imkânlar kazandırmak istedik. Yeni sezon öncesinde herkesi heyecanlandıracak bir organizasyonun iyi fikir olduğunu düşündük. Takımlara hem tanıtım hem de yeni bir kupa kazanma fırsatı sunuyor.”

Thomas Walkup dosyasında süreç nasıl işledi?

EuroLeague yönetimi, sözleşmesi devam ederken başka bir takıma giden Thomas Walkup konusunda kuralların işletildiğini vurguladı.

“Yaz dönemi transferler ve takaslar açısından oldukça hareketli geçti. Herkes en iyi oyunculara sahip olmak istiyor ve bu hoşuma gidiyor. Kazanma arzusu, rekabetin gerilimini artırıyor. Ancak her şeyi kurallara uygun yapmak zorundayız. Sözleşmesi bulunan bir oyuncuyla doğrudan görüşemezsiniz. Önce oyuncunun kulübüyle iletişime geçmeniz, izin verilirse oyuncuya yaklaşmanız gerekir. Bu gerçekleşmezse soruşturma başlatırız. Biz de bunu yaptık, bütün taraflarla görüştük ve sonunda anlaşmaya varıldı.”

“Ben genel müdürüm; bu nedenle organizasyon için yeni değerler ve iş imkânları arıyorum. Fakat aynı zamanda kuralların ve sürecin doğru işlemesini sağlayan bir denetçi gibi davranıyoruz.”

Yeni EuroLeague: İki konferans, 34 maç

EuroLeague’in gelecek sezonlarına ilişkin planlar da belli olmaya başladı. Bueno, ligde iki konferanslı yapıya geçileceğini ve takım başına oynanacak maç sayısının azalacağını açıkladı:

“İki konferans olacak ve 38 maçtan 34 maça geçilecek. Ancak konferansların nasıl oluşturulacağı üzerinde hâlâ çalışıyoruz. Yarışma departmanı, farklı coğrafi modeller ve çeşitli ayrım çizgileri hazırlıyor. Önceliğimiz, büyük değer taşıyan yerel rekabetleri korumak.”

NBA’dan henüz resmi teklif yok

NBA Başkanı Adam Silver ile geçmişten gelen bir tanışıklığı olduğunu belirten Bueno, iki taraf arasında Avrupa basketbolunun geleceğine ilişkin görüşmeler yapıldığını söyledi. Ancak NBA’ın Avrupa ile aynı alanı paylaşma yönündeki yaklaşımının henüz somut bir teklife dönüşmediğini kaydetti.

“Adam Silver’ı, Mark Tatum’ı ve George Aivazoglou’yu iyi tanıyorum; onlar arkadaşlarım. NBA’de yaklaşık 13 yıl geçirdim. Bu nedenle birlikte neler yapabileceğimiz konusunda konuşuyoruz. Parçalanma; yalnızca kurumsal açıdan değil, medya, sponsorlar ve taraftarlar bakımından da değeri azaltıyor. Aynı zamanda rekabet edeceğimiz için sürtüşme yaratıyor.”

“Eğer bu sürtüşmeyi ve parçalanmayı ortadan kaldırabilirsek herkes bunun daha iyi olacağını anlıyor. Fakat NBA’ın Avrupa ile aynı alanı paylaşma yönündeki önerisini henüz almadık. Ne olursa olsun bu önerinin hem lig hem de takımlar açısından anlamlı olması gerekiyor. Avrupa’da birçok Avrupa ligi ve ulusal ligden oluşan bir ekosistem var. Bunu bildiklerini biliyorum ve bu yapıyı koruyacak, birlikte iyi bir organizasyon oluşturacak yolu arıyoruz. Ancak henüz ortada bir teklif yok.”

EuroLeague büyümeye hazırlanıyor

EuroLeague’in kendi planına güvenerek hareket ettiğini söyleyen Bueno, kulüplerin genişleme fikrine sıcak baktığını ve 800 milyon tutarında bağlayıcı teklif bulunduğunu ifade etti.

“Takımlar EuroLeague’den memnun. Bir planımız var. Kulüpler, kurumsal yapılara dönüşme ve genişleme fikri konusunda heyecanlı. Kulüplere aktarılmak üzere 800 milyon tutarında 12 bağlayıcı teklifimiz bulunuyor. Buna iki ya da üç haftadan kısa süre içinde karar vereceğiz. 24 takıma çıkacağız. Önümüzdeki üç veya dört yıl içinde ikinci bir genişlemeyle 28 ya da 30 takıma ulaşma ihtimalimiz de var. Para, rekabet ve yetenek bakımından büyüyoruz. Şimdi daha fazla pazara açılacak, SuperCup gibi yeni değerler oluşturacağız.”

“NBA’ın Avrupa’ya katılmak istemesi büyük bir fırsat yaratıyor. Bu ihtimali araştırmaya açık olmalıyız. Bu, savunma amaçlı bir hamle değil. Bir planımız var ve rekabet edeceğiz. Çok güçlü bir organizasyonumuz ve büyük hedeflerimiz bulunuyor.”

“NBA tek alternatifimiz değil”

Bueno, EuroLeague’in son altı ayda tüm takımları ortak bir plan etrafında birleştirdiğini ve bu nedenle NBA’ı tek çıkış yolu olarak görmediklerini belirtti.

“Her müzakerede karşı tarafı dinlemek ve iki fikri de doğru bir zeminde buluşturmanın yolunu aramak gerekir. NBA’ın Avrupa’ya bir fetih anlayışıyla dayatmada bulunacağını düşünmüyorum. Bunun doğru yöntem olmadığını onların da bildiğine inanıyorum.”

“Göreve başladığımdan bu yana geçen altı ayda bütün takımları, sözünü ettiğim başlıkları içeren bir plan etrafında birleştirdik. İyi bir planınız varsa NBA tek alternatif olmaktan çıkar. Bizim zaten bir planımız var. ‘Başka seçeneğimiz yok, NBA’a gitmeliyiz’ demiyoruz. Aksine, çok iyi bir planımız bulunuyor.”

“NBA bizim tek alternatifimiz değil; güçlü bir planımız var. Elbette gelişmek ve büyümek için her yolu araştırıyoruz. NBA’a ve ortaya çıkabilecek diğer tekliflere açığız. Ancak konu yalnızca para değil. Genişlemeler yoluyla zaten kaynak elde edeceğiz. Asıl soru şu: Siz ne katıyorsunuz?”

NBA markasının, operasyonel gücünün, pazarlama imkânlarının ve fikrî mülkiyet değerinin olası bir anlaşmayı cazip kılabileceğini kabul eden Bueno, EuroLeague’in kötü bir anlaşmaya imza atmayacağını da net biçimde dile getirdi.

“NBA ile anlaşmaya varabilirsek bunun potansiyel olarak büyük bir iş olabileceğini inkâr etmiyorum. Markanın, operasyonel yapının, pazarlamanın ve fikrî mülkiyetin neler getirebileceğini biliyoruz. Ancak anlaşmanın anlamlı olması gerekir. Çok basit: Kötü anlaşmalar yapmayız. Dolayısıyla kötü bir anlaşmaya imza atmayacağız. Bu, iyi bir anlaşma olmalı.”

Hedef, tüm basketbol ekosistemini kapsayan anlaşma

EuroLeague’in pazarlık gücünü artırdığını ancak asıl hedefin basketbolun tamamına fayda sağlayacak bir yapı kurmak olduğunu söyleyen Bueno, olası anlaşmanın yalnızca birkaç aktörle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.

“Pozisyonumuzu ve müzakere gücümüzü geliştirdiğimizi düşünüyorum. Ancak günün sonunda önemli olan anlaşmanın kendisi. Aynı anlaşmayı, pazarlık gücünüzden bağımsız olarak adil ve basketbol ekosistemi için uygun olduğuna inandığınız için sunabilirsiniz. Mesele ‘Daha iyi seçeneklerim var, bu nedenle üzerinizde daha fazla baskı kuracağım’ demek değil.”

“Evet, belki daha güçlü bir konumdayız. Fakat iyi anlaşma, basketbolun tamamına fayda sağlayan anlaşmadır. Bu yalnızca müzakeredeki üç ana aktörle ilgili değil. NBA’ın da aynı fikirde olduğunu biliyoruz. Anlaşma, bütün ekosisteme katkı sunmalı. Beş takımı dışarıda bırakan bir anlaşma yaparsanız bu ekipler rekabet etmeye ve rekabet yaratmaya devam eder. Ekosistemin 13 aktörünü kapsayan bir yapı kurulursa, dışarıda kalan diğerleri yarın yeni bir lig oluşturabilir.”

“Bu nedenle anlaşma tüm ekosistem için çalışmalı. 13 aktör için bir yapı kurarsanız, dışarıda kalan 11 ya da 12 ekip ertesi gün başka bir lig kurabilir. Önümüzde eşsiz bir fırsat var: Pazarı daha da parçalamak yerine birlikte büyük ve piramit biçiminde bir yapı oluşturabiliriz.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu