Presidents Cup cuma günündeki dörtlü maçlarda ABD takımı için beklenmedik bir yıkıma sahne oldu. Yıldızlarla dolu Amerikan kadrosu, beş karşılaşmanın hiçbirinden puan çıkaramazken Uluslararası takım hafta sonuna 7-3’lük üstünlükle girdi.
Günün ilk maçında Scottie Scheffler ve Sam Burns, karşılarında Kanada’nın en güçlü ikililerinden Nick Taylor ile Corey Conners’ı buldu. DataGolf sıralamasında ilk iki basamakta yer alan Scheffler ve Burns, karşılaşmaya erken bir üstünlükle başladı. Ancak bu kırmızı işaret, maçın nasıl sonuçlanacağının habercisi olmadı.
BUNU DA OKUYABİLİRSİNİZScottie Scheffler İçin Takım Oyuncusu Tartışması 25/09/2026 16:57
Takımlar arasındaki kâğıt üzerindeki fark da ABD lehineydi. Amerikan ekibinin en iyi sekiz oyuncusunun tamamı, Uluslararası takımın bir numarası Si Woo Kim’den daha üst sırada bulunuyordu. Üstelik ABD, dünya sıralamasında 12. basamakta yer alan J.J. Spaun’u kadroya almayarak evde bırakmıştı. Spaun’un sıralaması, Uluslararası takımın en yüksek dereceli oyuncusundan bile iyiydi.
ABD’nin iki kaptan yardımcısı Gary Woodland ve Keegan Bradley de dünya sıralamasında hem Conners’ın hem de Taylor’ın üzerinde bulunuyordu. Buna rağmen cuma gününün sonunda tablo tamamen tersine döndü.
Karşılaşmaların son anları, günün genel hikâyesini özetliyordu: ABD tarafı fırsatları değerlendiremedi, Uluslararası takım ise kritik anlarda soğukkanlı kaldı.
İlk maç: Burns’ün deliğe girmeyen vuruşu
Nick Taylor, Scheffler-Burns ikilisinin karşısında bir yukarıda olduğu son çukurda sağ tarafa yönelen hatalı bir başlangıç vuruşu yaptı. Kanada ekibi bu nedenle zor bir konuma düşse de karşılaşmanın gün boyunca başa baş ilerlemesi, beraberlik ihtimalini güçlü tutuyordu.
Conners’ın ikinci vuruşta topu yana doğru açarak oyuna sokması, Taylor’a üçüncü vuruşu yapma fırsatı verdi. Amerikalılar henüz yaklaşıma geçmemişti. Taylor ise 151 yarda mesafeden yaptığı olağanüstü vuruşla topu deliğin hemen yanına bıraktı ve ilk Presidents Cup karşılaşmasında büyük bir geri dönüş anı yaşadı.
Ancak Burns’ün yaklaşık 20 fit mesafeden yaptığı birdi vuruşu, ABD takımına beraberliği getirebilecek noktadaydı. Vuruşun çizgisi ve hızı kusursuza yakındı; fakat top deliğe girmek yerine çemberden dışarı çıktı. Böylece beraberlik getirecek üç vuruşluk sonuç, ABD ekibinin kaybettiği dört vuruşluk sonuca dönüştü. Burns ve Scheffler’in şaşkınlığı, günün ilk büyük kırılma anını gözler önüne serdi.
Match II: Sungjae’s session
As they reached the 16th green, a match that had felt in the International side’s control for several hours suddenly felt in doubt.
The high-powered duo of Sungjae Im and Hideki Matsuyama had won four holes in a row — 3-4-5-6 — to flip the match from 1 down to 3 up. But the U.S. side of Jacob Bridgeman and Russell Henley had held steady, and they’d reached the 16th hole just 2 down, and after each side had played two shots they looked like they soon might be 1 down; Matsuyama had 19 feet for par and Bridgeman had just 7.
But then came a classic reversal: Matsuyama’s par try found the bottom of the cup while Bridgeman’s caught the edge and slipped past, bringing the match to a jarring 3-and-2 conclusion.
İlk maçta Burns’ün deliğin kenarından dönen vuruşu, ABD takımının kaçırdığı kritik fırsatı simgeledi.
Üçüncü maç: Fox’un soğukkanlılığı
Günün ikinci dokuz çukuruna geçildiğinde tabeladaki tek kırmızı işaret Collin Morikawa ile Wyndham Clark’ın hanesindeydi. İkili, 12. çukurda yaptıkları birdiyle bir yukarıya çıkmış ve Uluslararası takımın üstünlüğünü bozabileceklerini göstermişti.
Ne var ki maç oyunlarının klasik kuralı bir kez daha kendini gösterdi: Çukura ilk giren taraf, çoğu zaman çukuru kazanır. 15. çukurda Ryan Fox 14 fitlik birdi vuruşunu deliğe gönderdi; Morikawa ise 13 fitten yaptığı denemeyi kaçırdı.
16. çukurda senaryo tekrarlandı. Fox bu kez 19 fitlik vuruşunu tamamladı, Morikawa 10 fitten isabet sağlayamadı. Clark’ın 17. çukurdaki yaklaşma vuruşu neredeyse doğrudan deliğe girecekti; ancak Morikawa, ardından kullandığı beş fitlik birdi vuruşunu da değerlendiremedi. Taraflar 18. çukuru berabere tamamlayınca karşılaşma Uluslararası takımın hanesine geçti.
Dördüncü maç: Bezuidenhout’tan son darbe
Cameron Young ve Justin Thomas’tan oluşan ABD ikilisinin gün boyunca kaydettiği tek birdi, karşılaşmanın bitişinden sonra geldi. Christiaan Bezuidenhout, 16. çukurun yeşilinin sağ kenarından yaklaşık 30 fitlik olağanüstü bir vuruşla topu deliğe gönderdi ve maçın sonucunu kesinleştirdi.
Taraflar 3 ve 2’lik sonuçla el sıkışırken Young, belki antrenman belki de hayal kırıklığıyla birdi vuruşunu yine de yaptı. Top bu kez deliğin dibini buldu. ABD taraftarlarının bir bölümü bu vuruşu alkışladı; bunun destek amacıyla mı yoksa yaşanan karmaşanın etkisiyle mi olduğu ise belirsizdi.
Karşılaşmanın ardından bu ikiliyi neden birlikte sahaya sürdüğü sorulan kaptan yardımcısı Snedeker, perşembe günü gördüklerinden sonra iki oyuncuyu da kadroda tutmak istediğini söyledi.
“Bu konu, her şey sona erdiğinde kaptan olarak geriye dönüp değerlendireceğim başlıklardan biri olabilir. Belki doğru karar değildi; ancak o anda doğru karar gibi görünüyordu. Bu oyuncuları seviyorum. Bugün sonuna kadar mücadele ettiler. Sadece istediğimiz ivmeyi tam olarak yakalayamadık.”
Beşinci maç: Schauffele için acı final
Son üç karşılaşmadaki hayal kırıklıkları yalnızca birkaç dakika arayla yaşandı. Fox, üçüncü maçı 18. çukurdaki kısa vuruşuyla tamamladı. Ardından Bezuidenhout’un 16. çukurda yaptığı vuruş geldi.
Son darbeyi ise Xander Schauffele aldı. 15. çukurda yalnızca üç fitlik vuruşu delik kenarından dönünce, Patrick Cantlay ile birlikte Si Woo Kim ve Tom Kim karşısında yaşadıkları 4 ve 3’lük yenilgi kısa ve tatsız bir şekilde noktalandı.
Schauffele karşılaşma sonrasında, “Neyse ki oturum sona erdi. Önümüzde puanların yüzde 70’i var” dedi.
ABD takımı için yıldızların yetmediği, Uluslararası takım içinse kusursuz bir günün yaşandığı cuma seansı böylece tamamlandı. Tabeladaki 7-3’lük fark, hafta sonuna girilirken tüm baskıyı Amerikan ekibinin omuzlarına bıraktı.