Hüseyin Özkan: Sydney 2000’de Türk judosunun altın masalı
Hüseyin Özkan, Sydney 2000 Olimpiyatları’nda Türkiye’ye judodaki ilk olimpiyat altın madalyasını kazandırarak spor tarihine geçti. 17 Eylül 2000’de mindere çıkan Türk judocu, gün boyunca birbirinden zorlu mücadelelerin ardından finalde Fransa temsilcisi Larbi Benboudaoud’u mağlup etti ve Türkiye adına unutulmaz bir başarıya imza attı.
Özkan’ın zaferi yalnızca bir olimpiyat şampiyonluğu değildi. 1993’te Çeçenistan’dan ayrılarak Türkiye’ye gelen sporcu, Sydney’de hem kendi hikâyesini hem de ailesinin gururunu zirveye taşıdı. Çeçenistan’da olimpiyat yayınlarının izlenememesi nedeniyle ailesi finali canlı takip edemedi. Özkan, ailesinin kendisini haberlerden duyacağını belirterek, “Olimpiyat şampiyonu olduğumu duyduklarında çok mutlu olacaklar çünkü Çeçenistan’da herkes beni tanıyor” dedi.
Erkekler 66 kilogram kategorisinde günün en dikkat çeken isimlerinden biri Benboudaoud’du. Fransız sporcu, final öncesindeki karşılaşmalarında rakiplerinin tamamını ipponla geçti; yalnızca Büyük Britanyalı David Somerville karşısında üç yuko puanıyla yetindi. Özkan ise özellikle Bulgaristan temsilcisi Gueorgui Gueorguiev karşısında büyük bir sınav verdi. Mücadeleyi hakemlerin bölünmüş kararıyla kazanan Türk judocu, rakibinin son bölümde pasiflik cezası almasıyla yoluna devam etti.
Finale Benboudaoud daha etkili başladı. Ouchi-gari tekniğiyle koka puanı alan Fransız sporcu, baskısını sürdürdü. Özkan ise pasiflik cezasına rağmen mücadeleden kopmadı; zaman zaman havada asılı kalacak kadar zor anlar yaşasa da tutunarak karşılaşmanın içinde kaldı.
Karşılaşmanın kırılma anı, Benboudaoud’un Özkan’ı kendine özgü te-guruma hamlesiyle kaldırmaya çalıştığı bölümde geldi. Türk sporcu ağırlık merkezini ayarlayarak rakibinin momentumunu tersine çevirdi ve hamleyi kendi lehine sonuçlandırdı. Özkan’ın uchi-mata tekniğiyle aldığı ippon, Türkiye’ye olimpiyat judo tarihindeki ilk altın madalyayı getirdi.
Şampiyonluğun ardından Özkan, “İlk yakalayanın kazanacağı belliydi. Bu benim özel tekniğim ve bu teknikte çok hızlıyım” sözleriyle finaldeki stratejisini anlattı. Gümüş madalyada kalan Benboudaoud ise gün boyunca iyi mücadele ettiğini ancak finalde yaptığı tek hatanın kendisine pahalıya mal olduğunu söyledi.
Sydney’deki 66 kilogram mücadelesi baştan sona sürprizlerle doluydu. Japonya’nın son olimpiyat ikincisi Yukimasa Nakamura, Avrupa şampiyonu Patrick Van Kalken’e yenildi. Nakamura, karşılaşmanın son anlarında galibiyet için saldırırken Van Kalken’in te-guruma hamlesiyle ippon aldı. Japon judocu röpeşajdan dönse de İranlı Arash Miresmaeli karşısında aynı teknikle, üstelik mücadelenin henüz 15. saniyesinde bir kez daha ipponla mağlup oldu.
Miresmaeli, bronz madalya karşılaşmasında İtalyan Girolamo Giovinazzo’ya hakemlerin oybirliğiyle verdiği kararla yenildi. Giovinazzo, zaferin ardından gözyaşlarına hâkim olamadı. Turnuvanın favorilerinden Rus Islam Matsiev ise son 16 turunda rakibinin başının üzerine tehlikeli biçimde düşmesine neden olduğu gerekçesiyle diskalifiye edildi. Kübalı Yordanis Arencibia da ilk turda Gürcistanlı Georgi Vazagashvili karşısında boğma nedeniyle mücadeleyi sürdüremedi.
Vazagashvili, bronz madalya yolunda Van Kalken’i hareketli bir karşılaşmanın ardından geçti. İki sporcu da erken bölümde çui cezası alırken, Gürcü judocu yoko-sutemi-vaza ile yuko kazandı. Ardından yaşanan tartışmalı pozisyonda Van Kalken’e vaza-ari verilmesiyle skor değişti. Van Kalken’in aldığı keikoku skoru eşitledi; son sözü ise bir başka yoko-sutemi-vaza hamlesiyle Vazagashvili söyledi. Gürcü sporcu, galibiyetini ceketini çıkarıp minderde mini bir tur atarak kutladı.
Aynı gün kadınlar 52 kilogram kategorisinde Küba adına yarışan Legna Verdecia da geçmişin rövanşını aldı. Birmingham’daki dünya şampiyonasında yaşadığı tartışmalı yenilginin ardından Verdecia, Sydney finalinde Japon Noriko Narasaki’yi düşerek seoi-nage tekniğiyle ipponla geçti. Narasaki karşılaşmanın başında osoto-gari ile vaza-ari bulsa da Kübalı sporcu mücadeleyi çevirmeyi başardı.
Narasaki, turnuva boyunca etkileyici bir performans sergilemiş ve Çinli Yuxiang Liu’yu yarı finalde geçmişti. Liu, morote-gari ile koka aldıktan sonra yer mücadelesinde yaptığı hatayla mune-gatame tekniğiyle ippon verdi. Buna rağmen bronz madalyaya uzanmayı başardı.
Verdecia ise final yolunda İspanyol Miren Leon’u ipponla geçti ve iki hakem kararıyla finale yükseldi. Bunlardan Kuzey Koreli Sun Hui Kye karşısındaki mücadele, iki tarafa da gidebilecek kadar çekişmeliydi. Ancak gün Verdecia’nın günüydü. Şampiyon judocu, “Olimpiyat altınını kazanmak bir rüyaydı. Bu başarı benim ve ailem için çok şey ifade ediyor” dedi.
Finalde kaybeden Kye ise bronz madalyayı Romanyalı Ioana Maria Dinea karşısında iki vaza-ari alarak kazandı. Kuzey Koreli judocu, Güney ve Kuzey Koreli sporculara birlikte destek veren coşkulu Koreli taraftarların ilgisinden de duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Sydney 2000’de Türkiye’nin hikâyesini ise Hüseyin Özkan yazdı. Zorlu kura, kritik kararlar ve finaldeki kusursuz karşı hamle… Türk judosunun ilk olimpiyat altını, yıllar geçse de unutulmayacak bir spor masalı olarak tarihteki yerini aldı.




