Tessel Middag: “Futbolda her zaman bir seçiminiz vardır”

Tessel Middag, futbolda Suudi Arabistan etkisinin giderek büyümesine karşı sesini bir kez daha yükseltti. Eski Hollanda Millî Takımı oyuncusu, yüksek kazançlı sözleşmelerin futbolcuları zor durumda bıraktığını kabul etse de insan hakları ve sporun değerleri söz konusu olduğunda herkesin bir seçim yapabileceğini savundu.

Ajax, Manchester City, West Ham United ve Fiorentina gibi kulüplerde forma giyen 33 yaşındaki orta saha oyuncusu, Suudi Arabistan’dan gelen teklifi neden geri çevirdiğini anlattı. Middag, birkaç yıl önce kendisine ayda yaklaşık 20 bin avro kazanabileceği bir sözleşme önerildiğini açıkladı.

Tottenham için Crystal Palace maçı öncesi Martin Ho’dan net mesajBUNU DA OKUYABİLİRSİNİZTottenham için Crystal Palace maçı öncesi Martin Ho’dan net mesaj 19/09/2026 00:37

Bu rakamın kariyerinde kazandığı en yüksek ücretin çok üzerinde olduğunu belirten Middag, böyle bir gelirin hayatını kökten değiştirebileceğini söyledi. Buna rağmen teklifi kabul etmediği için en ufak bir pişmanlık duymadığını vurguladı.

“Ayda 20 bin avro kazanabilirdim. Kariyerimde bu rakama yaklaşan bir gelir elde etmedim. Suudi Arabistan’da birkaç yıl oynasaydım Amsterdam’da bir ev alabilecek duruma gelebilirdim. Bu gerçekten hayatımı değiştirecek bir paraydı ancak bunu yapmadığım için hiç pişman değilim. Elbette reddedebilirsiniz; her zaman bir seçiminiz vardır.”

Kariyeri boyunca ADO Den Haag, Ajax, West Ham United, Fiorentina, Rangers ve Wellington Phoenix formaları giyen Middag, kadın futbolunun gelişimine ve giderek ticarileşmesine farklı ülkelerde tanıklık etti. Hollanda’dan ayrıldıktan sonra Manchester City’de de iki sezon oynayan deneyimli futbolcu, 2016-2018 yılları arasındaki dönemine bugün daha farklı gözlerle baktığını ifade etti.

“Şimdi petrol parasının etkisinin daha fazla farkındayım. O dönemde bunu yapmamayı düşünmedim ve bunu hâlâ anlayabiliyorum. İlk kez futboldan geçinebilecek ve daha üst düzeyde oynayabilecek kadar kazanıyordum.”

Middag’ın eleştirileri, Suudi Arabistan’dan para kazanan her futbolcuyu sorumsuz ilan etmiyor. Hollandalı oyuncu, özellikle kadın futbolunda maaşların erkek futboluna kıyasla çok daha düşük olması nedeniyle bu tekliflerin dönüştürücü bir etkiye sahip olabileceğini kabul ediyor. Ancak futbolcuların, aldıkları kararların daha geniş sonuçlarını da sorgulaması gerektiğini düşünüyor.

Suudi Arabistan, erkek ve kadın futbolundaki etkisini artırırken daha fazla yıldız oyuncu ülkeye transfer oluyor.

Kadın futbolundaki dikkat çekici örneklerden biri, İspanya Millî Takımı oyuncusu Esther González’in Al-Qadsiah’a transfer olmasıydı. Dünya Kupası şampiyonu González, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Gotham FC ile sözleşmesini sonlandırmasının ardından Suudi Arabistan’ın yolunu tuttu.

Bu transfer, Suudi Arabistan’ın kadın futbolundaki mali çekim gücünü gözler önüne sererken González’in özel hayatı nedeniyle de tartışma yarattı. 33 yaşındaki futbolcu aynı cinsiyetten biriyle ilişki yaşıyor ve partneriyle birlikte bir çocuk sahibi. Suudi Arabistan’da ise aynı cinsiyetten ilişkiler yasa dışı kabul ediliyor.

Middag, González’in hâlihazırda Amerika Birleşik Devletleri’nin önde gelen kulüplerinden birinde oynadığını hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Beni daha çok rahatsız eden şey, González’in Gotham FC ile sözleşmesi devam ederken bu adımı atması. Zaten iyi durumdaydı. Ardından, insanların eşcinsel oldukları için tutuklanabildiği bir ülkeye gitmeyi seçti. Hem de yalnızca daha fazla para için.”

Middag’a göre González’in Dünya Kupası şampiyonu olması, dünyanın dikkatini Suudi Kadınlar Premier Ligi’ne daha fazla çekiyor. Tecrübeli oyuncu, ülkede kadınların son yıllarda daha fazla özgürlük kazandığını kabul etse de erkeklerle eşit haklara sahip olmadıklarını ve eşcinsel ilişkilerin hapis cezasıyla karşılaşabildiğini belirtti.

Suudi Arabistan’a yönelen erkek futbolculara da değinen Middag, son dönemde iki Hollandalı millî oyuncunun Premier Lig’den ayrılarak bu ülkeye gitmesini örnek gösterdi. Tijani Reijnders ve Crysencio Summerville’in transfer kararları, Suudi Arabistan’ın mali gücünü bir kez daha gündeme taşıdı.

“İnsan ister istemez parasını nerede kazanmak istediğini soruyor. Bu oyuncuların zaten milyonları var ve başka yerlerde de çok para kazanabilirler. Elbette reddedebilirler. İnsanların neden sürekli daha fazlasını istediğini anlamıyorum. Biraz daha az kazanmak gerçekten bu kadar kötü mü?”

Middag’ın itirazının merkezinde bu soru yer alıyor. Futbolcuların devasa Suudi Arabistan teklifleri karşısında hiçbir seçenekleri olmadığını savunan yaklaşımı kabul etmiyor. Bununla birlikte, sorumluluğun yalnızca oyunculara yüklenmemesi gerektiğini de düşünüyor. Ona göre asıl büyük sorumluluk kulüplerde ve futbol federasyonlarında.

2024 yılında iki futbolcuyla birlikte FIFA’ya açık mektup gönderen Middag, kurumun Aramco ile yaptığı sponsorluk anlaşmasını sonlandırmasını istedi. Mektuba Hollanda Millî Takımı oyuncusu Vivianne Miedema’nın da aralarında bulunduğu 135 kadın imza attı. Daha sonra 35 erkek futbolcu da bu çağrıya destek verdi.

Aramco’nun FIFA ile yaptığı ve yılda yaklaşık 85 milyon avro değerinde olduğu bildirilen anlaşma kapsamında kurum, FIFA’nın “Dünya Çapında Ana Sponsoru” olarak anılıyor. Middag ise bu ortaklığın futbolun kapsayıcılık ve insanların kendileri olabilmesi gerektiği yönündeki temel değerleriyle çeliştiğini savunuyor.

Kampanya geniş yankı uyandırsa da henüz hedeflenen sonucu vermedi. Middag, FIFA’nın kendilerine yanıt dahi vermediğini belirterek “Aramco hâlâ sponsor. Bu açıdan başarılı olmadı. Yine de sesimizi yükselttiğimiz için mutluyum. Bu tartışmayı sürdürmek önemli” dedi.

Eski Hollandalı oyuncunun eleştirileri yalnızca insan haklarıyla sınırlı değil. Aramco’nun dünyanın en büyük petrol şirketlerinden biri olmasına dikkat çeken Middag, futbolun fosil yakıt lobisi tarafından kullanılmaması gerektiğini söyledi. İklim krizinin amatör sahaları oynanamaz hâle getirdiğini ve profesyonel futbolcuları aşırı sıcaklarda mücadele etmeye zorladığını ifade etti.

“Özellikle futbol, kendisinin fosil yakıt lobisi tarafından kullanılmasına izin vermemeli.”

Middag, Suudi Arabistan’ın spora yaptığı yatırımların ülkenin uluslararası imajını değiştirme amacının bir parçası olduğunu da öne sürdü. “Suudi Arabistan’ı düşündüğünüzde insan haklarını değil, futbolu düşünmeniz; Aramco’yu düşündüğünüzde ise iklim felaketlerini değil, Dünya Kupası finalini hatırlamanız isteniyor” sözleriyle yaklaşımını ortaya koydu.

Buna rağmen Middag, oyuncuları tamamen suçlamaktan kaçınıyor. Petrol parasının futbola girmediği büyük kulüpleri bulmanın giderek zorlaştığını ve futbolcuların mali fırsatlardan etkilenmesini anlayabildiğini belirtiyor. Ancak oyuncuların kamuoyu üzerindeki etkisinin de farkında olması gerektiğini düşünüyor.

“Futbolcular isimsiz iş insanları değil. Geniş kitlelere ulaşan profillere sahipler ve kamuoyunu etkileyebilirler. Suudi Arabistan’ın onlara büyük yatırımlar yapmasının nedenlerinden biri de bu.”

Kendi kararlarının da tamamen kusursuz olmadığını kabul eden Middag, meselenin siyah ve beyazdan ibaret olmadığını söyledi. Yeni Zelanda’da yaşayan kız arkadaşını görmek için uçak kullanmak zorunda kaldığını hatırlatarak “Ben de ikiyüzlüyüm. Uçmak istemiyorum ancak kız arkadaşım Yeni Zelanda’da yaşıyor ve yine de uçağa biniyorum” dedi.

Middag’a göre önemli olan, futboldaki tercihleri daha dürüst biçimde tartışabilmek. Oyuncuların, kazançlı tekliflerin arkasındaki sistemleri sorgulaması ve futbolun insanlarda yarattığı duygusal bağın değerini unutmaması gerekiyor.

“Büyük bir kulüpte oynamak ve insanları mutlu etmek bir ayrıcalıktır. Çocukken hayalini kurduğunuz şey budur. Suudi Arabistan’da aynı tatmini yaşayacağınızı düşünmüyorum. Futbolun güzelliğinin yalnızca daha fazla para kazanmak uğruna bir kenara atılması beni çok rahatsız ediyor.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu