Montreal: 2026 Dünya Şampiyonası Öncesi Bilmeniz Gereken 12 Gerçek

Montreal, 20-27 Eylül tarihleri arasında 2026 UCI Yol Dünya Şampiyonası için dünyanın en güçlü bisikletçilerini ağırlayacak. Québec’in en büyük şehrinde yarış heyecanı başlamadan önce sokakları, tepeleri ve bisiklet kültürüyle öne çıkan bu kentte dikkat edilmesi gereken 12 ayrıntıyı bir araya getirdik.

1. Montreal, yol dünya şampiyonasına ilk kez ev sahipliği yapmıyor. Kent, 1974 yılında da dünyanın en prestijli bisiklet organizasyonunu ağırlamıştı. Avrupa dışında düzenlenen ilk şampiyona olma özelliği taşıyan o yarışta Eddy Merckx gökkuşağı mayosunu kazanmış, aynı yıl İtalya Bisiklet Turu ve Fransa Bisiklet Turu zaferlerinin yanına dünya şampiyonluğunu da ekleyerek üçlü tacı tamamlamıştı.

Ladislav Demko için 10 yıl men cezasıBUNU DA OKUYABİLİRSİNİZLadislav Demko için 10 yıl men cezası 18/09/2026 18:36

2. Şehrin adı, üzerinde yükseldiği volkanik tepe Mount Royal’den geliyor. 2026 Dünya Şampiyonası parkuru da bu tepenin eteklerinden kıvrılarak ilerleyecek. Yarış günleri dışında aynı yollar ve çevredeki çeşitli stabilize parkurlar, yerel bisikletçilerin sıkça kullandığı rotalar arasında. Zirveye çıkan ve bölgedeki İlk Milletler halkının rehberlik ettiği bilinen ilk Avrupalı ise 2 Ekim 1535’te Jacques Cartier du Couvreur olmuştu. Tepeye Mont-Royal adını veren kişi de oydu.

3. Montreal’in kuruluş tarihi 17 Mayıs 1642. Bu tarih, şehri 1 Temmuz 1867’de kurulan Kanada’dan daha yaşlı kılıyor.

4. Montreal sokakları etkileyici duvar resimleri ve grafitilerle kaplı. Bunlardan biri, Tour de France’ta etap kazanan ikinci Kanadalı ve ilk Québecli bisikletçi Hugo Houle’u tasvir ediyordu. Houle, 2022’deki zaferini 2012 yılında bir aracın çarpıp kaçması sonucu hayatını kaybeden kardeşi Pierrik’e adamıştı. Ancak Dünya Şampiyonası’nın Québec’e gelişinden hemen önce bu resim tartışmalı biçimde, 2024 İspanya Bisiklet Turu etap zaferini kutlayan bir başka Kanadalı Michael Woods’un duvar resmiyle değiştirildi. Ontario doğumlu Woods ve Houle, İsrailli-Kanadalı Sylvan Adams’ın sahibi olduğu Israel-Premier Tech takımında yarışmıştı. Duvar resmi de Adams’a ait bir binanın yan tarafında bulunuyor.

5. Montreal’de bar yiyeceği denince akla ilk gelen lezzet poutine. Et suyuna batırılmış patates kızartması, taze soğan ve peynir parçalarıyla hazırlanan bu yemek görünüşüyle mütevazı, tadıyla ise oldukça iddialı. Yerel biraların yanında iyi giden poutine, bisiklete çıkmadan önce enerji depolamak isteyenler için de güçlü bir karbonhidrat seçeneği. Yine de Wout van Aert ve Demi Vollering’in büyük yarışlarından bir gece önce bu yemeğe ne kadar yükleneceği tartışılır.

6. Montreal’in bir diğer simgesi ise simit. Özellikle Mount Royal’in altında, Le Plateau bölgesinde bulunan Fairmount Bagels, odun ateşinde pişirdiği ürünlerle şehrin en tanınmış adresleri arasında. Uzun bir sürüşün ardından bundan daha iyi bir ziyafet düşünmek zor.

7. Montreal’in sokaklarında korumalı bisiklet yolları adeta bir ağ gibi uzanıyor. Kopenhag tarzı bisiklet yollarının yanı sıra yalnızca bisikletlere ayrılmış caddeler ve BIXI adı verilen başarılı bir ortak bisiklet sistemi de bulunuyor. Şehirdeki sürücülerin, diğer pek çok kente kıyasla şaşırtıcı derecede nazik olduğu gözlemlenmiş. Bunun nedenlerinden biri, birkaç yıl önce yürütülen yol güvenliği ve karşıdan karşıya geçme farkındalığı kampanyası olabilir.

Montreal sokaklarındaki bisiklet altyapısı, şehri iki teker üzerinde keşfetmek isteyenlere geniş bir hareket alanı sunuyor.

8. Manhattan gibi Montreal de bir ada üzerinde kurulmuş durumda. Şehir, her tarafını çevreleyen görkemli Saint Lawrence Nehri’nin sularıyla kuşatılıyor. Nehir, aşağı akışta geniş Saint Lawrence Körfezi’ne açılıyor.

9. Montreal’de siyah sincaplara rastlamak mümkün. Şehir aynı zamanda çöp kutularını karıştıran rakunlara ve Mount Royal, Jean-Drapeau Parkı ile diğer yeşil alanlarda görülebilen yaramaz sincaplara da ev sahipliği yapıyor.

10. Şehrin yüzeyinin altında 30 kilometreden uzun yer altı tünelleri uzanıyor. Bu ağ sayesinde sıcaklığın kış ortasında eksi 20 dereceye kadar düşebildiği dönemlerde bile Montreal’i daha konforlu biçimde dolaşmak mümkün. Ancak bu yer altı geçitlerinde bisiklet kullanmak yasak.

11. Montreal’e gelen bisikletçilerin en çok keşfetmek istediği yerlerden biri, Saint Lawrence Nehri üzerindeki küçük Île Notre-Dame adası. Montreal’den bir köprüyle ulaşılan adada, Formula 1 Kanada Grand Prix’sine ev sahipliği yapan pistin çevresinde bisiklet sürülebiliyor. Pist, 1982 Belçika Grand Prix’si sırasında hayatını kaybeden Kanadalı yarış efsanesi Gilles Villeneuve’ün adını taşıyor.

12. Montreal, çok sayıda Katolik kilisesi ve katedrale sahip olması nedeniyle zaman zaman Azizler Şehri olarak anılıyor. Ancak şehrin bir başka lakabı daha var: Günahlar Şehri. Bunun nedeni, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yasak döneminde insanların içkili hafta sonları geçirmek için Montreal’e akın etmesiydi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu