Lando Norris: İspanya Grand Prix’sini hangi hata ve şanssızlık götürdü?
Lando Norris, İspanya Grand Prix’sinde damalı bayrağa uzanan yolu kendi temposuyla açmıştı. Ancak yarışın 14. turunda devreye giren sanal güvenlik aracı, McLaren pilotunun zafer planını milimetrik bir zamanlama farkıyla tersine çevirdi.
Şampiyon pilot, 57 turluk yarışın başında Madring pistinde rakipleriyle arasını rahat biçimde açmıştı. Lance Stroll’un Aston Martin’i 20. virajın kaçış alanında durduğunda Norris, pit girişini yaklaşık beş saniye geçmiş ve son virajı da geride bırakmıştı.
Yarış yönetimi bu noktada sanal güvenlik aracını piste gönderdi. Fakat Norris için artık pit yoluna yönelmek çok geçti. Arkasında 6,5 saniye bulunan Kimi Antonelli ise tam zamanında pit alanına dalarak lastik değişimi avantajını yakaladı.
Norris, bir sonraki turun sonunda pite girmeye hazırlanırken sanal güvenlik aracı uygulaması devam ediyordu. Ne var ki 21. viraja, yani pit girişinden önceki son sağ viraja yaklaşırken uygulama sona erdi. Böylece Norris, pit stopta yaklaşık 25 saniyelik tam zaman kaybına maruz kaldı. Üstelik lastik değişimindeki yavaşlık bu kaybı daha da büyüttü.
McLaren pilotu piste George Russell’ın arkasında beşinci sırada döndü. Yarışın ilk bölümündeki belirgin hız üstünlüğüne karşın iki temel gerçek Norris’in önünü kesti: Sert lastiğin yıpranması neredeyse yoktu ve lastik farkı oluşmadıkça geçiş yapmak son derece zordu.
McLaren takım sorumlusu Andrea Stella, geçişlerin mümkün olduğu bir yarışta sonucun farklı olacağından emindi:
“Bugün geçiş yapmak mümkün olsaydı, Lando yeniden liderliğe yükselirdi. Hız üstünlüğümüz çok büyüktü.”
Sonuçta Norris yarışı Antonelli ve Max Verstappen’in arkasında üçüncü sırada tamamladı. Antonelli de elde ettiği fırsatta şans faktörünün önemli rol oynadığını kabul etti.
Sanal güvenlik aracı önceden öngörülebilir miydi?
McLaren’ın yarış sonrasında yanıt aradığı ilk soru, Stroll’un kazası gelişirken sanal güvenlik aracını önceden tahmin edip edemeyeceği oldu.
Geriye dönüp bakıldığında en doğru hamle, Aston Martin’in durduğu anlaşılır anlaşılmaz Norris’i pite almak gibi görünüyor. Ancak Norris pit girişini çoktan geçtiği için sanal güvenlik aracı kararına daha hızlı tepki vermek mümkün değildi. Asıl mesele, olayın çift sarı bayraktan sanal güvenlik aracına dönüşeceğinin önceden anlaşılabilir olup olmadığıydı.
Stroll’un fren sorunu yaşadığı ve bariyerlerdeki bir boşluğa doğru bakacak şekilde durduğu biliniyordu. Fakat araç boşluktan tamamen geçmemişti. Norris’e telsizden sarı bayrak uyarısı yapılmış olsa da olayın ciddi bir müdahaleye dönüşeceğine dair belirgin bir işaret yoktu.
Stroll araçtan çıktıktan sonra görevliler Aston Martin’i bariyerlerin arasındaki boşluktan iterek güvenli alana taşıyabilecek durumdaydı. Pist görevlilerinin bariyerlerin diğer tarafına çıkması ise çift sarı bayrak uygulamasının sanal güvenlik aracına yükseltilmesini tetikledi.
Üstelik yarış yönetiminin kararında 5. virajdaki karbon fiber parçaları da etkiliydi. Fernando Alonso ile Carlos Sainz arasındaki temasın ardından piste saçıldığı düşünülen parçalar, lastik patlaması riski yaratıyordu ve temizlenmeleri için sanal güvenlik aracı gerekiyordu.
Dolayısıyla karar yalnızca Stroll’un aracına değil, pistin diğer bölümündeki tehlikeye de dayanıyordu. Stroll’un aracı bariyerlerin arkasına alındıktan sonra uygulamanın yaklaşık bir dakika daha sürmesi de bu nedenle anlam kazanıyordu.
Stella, Norris’i erken pite almanın da büyük risk taşıdığını vurguladı:
“Yanlış karar verirseniz bunun bedeli çok ağır olur. Lider durumdayken gereksiz yere pite girer ve zaferi kaybedersiniz. Doğru yaklaşım, gerçek pist koşullarına ve kesinleşmiş duruma tepki vermektir. Yine de bu şartlarda sanal güvenlik aracının kaçınılmaz olup olmadığını ayrıntılı biçimde inceleyeceğiz.”
McLaren Norris’i pistte tutmalı mıydı?
Norris pit girişini geçtiği sırada McLaren’ın o turda yapabileceği fazla bir şey yoktu. Ekip, sanal güvenlik aracının devam edeceği ve bir önceki turda pite girenlerle oluşan zaman farkının kapanacağı umuduyla Norris’i pite çağırdı.
McLaren, uygulamanın son ana kadar pistteki görevliler nedeniyle uzadığını düşündü. Ancak Norris 21. viraja girerken sanal güvenlik aracı sona erdi. O sırada pit girişine yaklaşık 10 saniye kalmıştı fakat ekip pit stop kararından dönmedi. Bu tercih, 25 saniyelik tam kayıp ve lastik değişiminde geçen ek süre anlamına geliyordu.
Yavaş geçen pit stop sonucu değiştiren ana unsur olmadı. McLaren’ın hesaplamasına göre daha hızlı bir değişimde bile Norris’in Russell’ın arkasında piste dönmesi bekleniyordu.
Yine de kritik soru şuydu: Norris pite girmekten vazgeçip birkaç tur daha pistte kalmalı, farkı büyütmeli ve ardından lastik değiştirmeli miydi?
İlk bölümdeki tempo bu seçeneği cazip gösterse de yarışın lastik dengesi farklı bir tablo ortaya koydu. Rakiplerin kullandığı sert lastik son derece dayanıklıydı ve çok az yıpranıyordu. Norris’in üzerindeki orta sertlikteki lastik ise daha kırılgandı. Onunla 15 tur daha yarışmak, farkı büyütmek için gereken performansı sunmayacaktı.
Bir rakip takımın lastik değerlendirmesi tabloyu özetliyordu:
“Orta sertlikteki lastikle yavaş gidebilirsiniz. Hızlı giderseniz ise 10 turun ardından lastikler tükenir.”
Norris de sanal güvenlik aracı sona erse bile pit stopun hâlâ bazı avantajları olduğunu belirtti:
“Herkesin lastikleri soğuk olur ve pit kaybını yine de azaltırsınız. Ancak orta sertlikteki lastik tamamen tükenmişti, sert lastik ise mükemmeldi.”
Stella’nın değerlendirmesine göre pistte kalmanın getirisi çok sınırlıydı:
“Pistte kalmayı düşündük. Ancak kullanılmış orta sertlikteki lastiklerle yarışırken, arkanızdaki araçlar yeni sert lastiklerle geliyorsa onlarla fark açmanız mümkün değil. Bu nedenle yapılması gerekeni kabullenmek zorundaydık. Son derece talihsiz bir durumdu.”
Hız paradoksu
McLaren’ın sonucu değiştirmek için yapabileceği hamleler sınırlıydı. Stella, takımının hızlı olmanın yarattığı bir paradoksun kurbanı olduğunu düşünüyordu.
Norris’in Antonelli karşısında altı saniyelik farkı bulunmasaydı, sanal güvenlik aracı devreye girdiğinde pit girişine çok daha uygun bir noktada olacaktı. Böylece rakibi pite girerken kendisi de aynı fırsatı yakalayacak ve zafer yolunda büyük avantaj elde edecekti.
Fakat Formula 1’de çözüm daha yavaş gitmek değil, her turda en yüksek performansı üretmektir. McLaren’ın yaşadığı tablo, tam anlamıyla yanlış yerde ve yanlış zamanda yakalanmaktan ibaretti.
Stella yarışın ardından yaşananları şu sözlerle özetledi:
“Kontrol edemediğimiz şeylerin aleyhimize işlemesini kabulleniyoruz.”




