Ballon d’Or: Jüriden çarpıcı itiraf, “Bu açık bir manipülasyon”

Ballon d’Or için adaylar ve kulüpler cephesinde yürütülen yoğun medya kampanyaları, ödül jürisinin de gündemine oturdu. Bazı jüri üyeleri, yıldız oyuncuların art arda yaptığı açıklamaların ve kamuoyu çalışmalarının oy verme sürecini etkilemeye yönelik olduğunu belirterek sert eleştirilerde bulundu.

Lamine Yamal ve Kylian Mbappé başta olmak üzere Khvicha Kvaratskhelia, Harry Kane ve Ousmane Dembélé hakkında yürütülen tartışmalar son günlerde iyice alevlendi. Kimi çevreler belirli adayların ödülü hak ettiğini savunurken, kimi yıldızlar da farklı futbolcuları öne çıkardı.

Ballon d’Or: Medya kampanyaları oyları etkileyebilir mi?BUNU DA OKUYABİLİRSİNİZBallon d’Or: Medya kampanyaları oyları etkileyebilir mi? 24/09/2026 11:15

Jürinin önündeki üç temel ölçüt

Ballon d’Or adaylarını değerlendirmek için üç temel ölçüt bulunuyor: Bireysel performans ve belirleyici kişilik, takım performansı ve dolu bir kariyer sicili… Bunlara ek olarak dürüstlük ve centilmenlik de değerlendirme sürecinin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Ancak tüm bu kriterlerin ötesinde asıl hedef, adayın ödülü hak ettiğine 100 jüri üyesini ikna edebilmesi. Jüri, FIFA sıralamasında ilk 100’de bulunan ülkelerin her birinden bir gazetecinin katılımıyla oluşuyor.

Cezayir adına jüri üyeliği yapan Yazid Ouahib, 2007 yılından bu yana görev aldığını belirterek son iki yılda eşi benzeri görülmemiş bir seçim kampanyasına tanıklık edildiğini söyledi.

Ouahib, “Bütün bu röportajlar ve yorumlar, oyumu etkilemeyen bir dikkat dağıtmadan başka bir şey değil. Son iki yılda daha önce benzerini görmediğimiz seçim kampanyalarına tanık olduk” ifadelerini kullandı.

Jüri üyesi, sürecin giderek kızıştığını kabul etse de bunun kendi kararını değiştirmeyeceğini vurguladı. Ouahib, “Biz bu olayları uzaktan takip ediyoruz. Meslektaşlarım adına konuşamam ancak bütün bunların onların oyunu etkilememesi gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta mesele vicdanla ilgili” dedi.

“Bu kampanyalar beni etkilemiyor”

İsveçli jüri üyesi Anders Bengtsson da favori adayların tekrarlanan açıklamalarından etkilenmediğini dile getirdi. Bengtsson, bazı oy verenlerin bu söylemlerden etkilenmesinin mümkün olabileceğini ancak kendi kararını istatistiklerden ve önceden yaptığı değerlendirmelerden bağımsız vermediğini belirtti.

İsveçli jüri üyesi, “Bu kampanyalar beni kesinlikle etkilemiyor. İki oyuncu arasında kararsız kalsaydım bazı istatistikler veya argümanlar terazinin kefesini birinden yana ağırlaştırabilirdi. Fakat bu ancak oyumu vermeden önce yeterince düşünmemiş olsaydım gerçekleşirdi” açıklamasını yaptı.

“Bu açık bir manipülasyon”

Fransa adına yedi yıl boyunca oy kullanan eski bir genel yayın yönetmeni olan Pascal Ferré ise son günlerde izlenen iletişim stratejisini doğrudan eleştirdi. Ferré, jüri üyelerinin adayları değerlendirecek tecrübeye ve vicdana sahip olduğunu belirterek, oyuncuların kendilerini sürekli biçimde öne çıkarmasına gerek olmadığını söyledi.

Ferré, “Jüri üyeleri saf değil. Bir oyuncuyu değerlendirmek ve puanlamak için gereken tecrübeye ve vicdana sahipler. Bir futbolcunun en iyi olduğunu defalarca duymalarına gerek yok” dedi.

Deneyimli yönetici, medya gürültüsünün adayların gerçek performansını gölgede bırakabileceğine dikkat çekti. Ferré, “Bir oyuncunun konuşmaya kaba bir şekilde hâkim olması ve jüri üyelerine baskı altında oldukları hissini vermesi durumundan söz ediyorum. Bazılarının tezgâhladığı bu gürültü, oy verenleri rahatsız edebilir. Çünkü bu açık bir manipülasyondur” ifadelerini kullandı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu