Ultra maraton: 160 kilometrede kadın-erkek farkı yüzde 0,25’e indi
Ultra maraton yarışlarında mesafe uzadıkça kadınlarla erkekler arasındaki fiziksel sınırlar da silikleşiyor. Maraton ve daha kısa koşularda erkekler lehine yüzde 10 ila 12 arasında seyreden performans farkı, 160 kilometrelik yarışlarda yalnızca yüzde 0,25’e kadar geriliyor.
Erkeklerin daha yüksek güç ve aerobik kapasiteye sahip olması, kısa ve orta mesafelerde belirgin bir avantaj yaratıyor. Ancak kilometreler arttıkça bu üstünlük etkisini kaybediyor; dayanıklılık, enerji yönetimi ve zihinsel direnç yarışın belirleyici unsurları hâline geliyor.
160 KİLOMETREDE FARK NEREDEYSE SIFIRLANIYOR
Uluslararası Ultra Koşucular Birliği ile yürütülen ve 20 yılı aşkın amatör ultra koşu verisini inceleyen araştırmaya göre, 160 kilometrelik yarışlarda kadınlarla erkekler arasındaki hız farkı yüzde 0,25 seviyesine düşüyor. Mesafe 300 kilometrenin üzerine çıktığında ise kadınların erkeklerden daha hızlı olma ihtimali ortaya çıkıyor.
Son yıllardaki yarış sonuçları da bu tabloyu destekleyen örnekler sunuyor. İskoçyalı Jasmin Paris, dünyanın en zorlu ultra maratonlarından biri olarak gösterilen Barkley Maratonu’nda yaklaşık 160 kilometrelik parkuru, 60 saatlik sürenin dolmasına 1 dakika 39 saniye kala tamamlayarak tarihe geçti. Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı yarışta bugüne kadar yalnızca 20 kişi finiş görebildi.
Rachel Entrekin, mayıs ayında Arizona’da düzenlenen Cocodona 250 yarışını kazanarak organizasyon tarihinde bunu başaran ilk kadın oldu ve parkur rekorunu kırdı. Sophie Woods ise Via Alpina yarışında genel rekoru geliştirdi.
UZMANLAR ÜÇ FİZYOLOJİK NEDENE DİKKAT ÇEKİYOR
Exeter Üniversitesi’nden dayanıklılık performansı uzmanı Profesör Andy Jones, kadınların çok uzun mesafelerde daha etkili olabilmesini üç olası fizyolojik faktörle açıklıyor. Kadınların yağ depolarının daha yüksek olması ve bu yağı daha verimli kullanabilmesi, uzun süre boyunca daha istikrarlı bir enerji kaynağı sağlayabiliyor.
Bunun yanı sıra kas liflerinin oksijeni daha verimli kullanabildiği ve dayanıklılık gerektiren aktivitelerde etkili olan yavaş kasılan liflerin daha fazla rol oynadığı belirtiliyor. Kadınlar, uzun süre devam eden dayanıklılık egzersizlerinde güçlerini de daha iyi koruyabiliyor.
Jones, bu alandaki bilimsel çalışmaların henüz yeterli düzeyde olmadığını vurguluyor. Kısa mesafeler uzun süredir ayrıntılı biçimde incelenirken, ultra maratonlara ilişkin kanıtların daha sınırlı olduğu ifade ediliyor.
İngiltere Spor Enstitüsü’nde kadın sporcuların sağlığı ve performansı bölümünün eş başkanı Dr. Richard Burden da kesin sonuçlara ulaşmak için daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Burden, kadınlarda ultra maratonlara uygun olabilecek bazı fizyolojik uyumların erkeklere kıyasla daha sık görüldüğünü, ancak bu özelliklerin daha iyi anlaşılması için yeni araştırmalar yapılması gerektiğini söylüyor.
SADECE HIZ DEĞİL, ZİHİNSEL DAYANIKLILIK DA BELİRLEYİCİ
Günler süren yarışlar; uykusuzluk, zorlu arazi ve sürekli değişen koşullarla birleştiğinde mücadeleyi yalnızca fiziksel olmaktan çıkarıyor. Via Alpina rekorunun sahibi Sophie Woods, bu tür yarışlarda başlangıç hızından çok hazırlık, zihinsel güç ve işler ters gittiğinde devam edebilme becerisinin önem taşıdığını vurguluyor.
Spor diyetisyeni Renee McGregor da kadın koşucuların uzun mesafeli yarışlarda daha disiplinli ve dengeli tempo stratejileri uyguladığını gösteren araştırmalara dikkat çekiyor. Yüzlerce kilometre boyunca yarışın içinde kalabilmek, anlık hızdan çok enerjiyi doğru kullanmayı gerektiriyor.
HER BEŞ KOŞUCUDAN YALNIZCA BİRİ KADIN
Kadınların ultra maratonlardaki olası avantajları konusunda kesin hükümlere varılmasını zorlaştıran en önemli etkenlerden biri, katılım oranının düşük olması. Başlangıç çizgisindeki sporcuların yalnızca yaklaşık yüzde 20’sini kadınlar oluşturuyor.
Koşuda cinsiyet eşitsizliğini azaltmak amacıyla kurulan SheRACES ağının araştırmasına göre bu durumun nedenleri, kadınların yeteneklerine yönelik toplumsal algılardan antrenman için gereken zamana ve yarışlarda ihtiyaç duyulan desteğe erişime kadar uzanıyor. Kadınların katılımı arttıkça, ultra maratonlarda performans farkının hangi noktada tamamen ortadan kalktığına ilişkin verilerin de güçlenmesi bekleniyor.

Ultra maratonlarda kadın ve erkek sporcular arasındaki performans farkını gösteren görsel.
Uzun mesafeli yarışlarda dayanıklılık ve zihinsel gücün belirleyici rolünü anlatan görsel.




