Mestalla: 10 Eylül 1977’de Kale Arkalarındaki Büyük Karar
İspanya’da toplumsal dönüşümün sahalara yansıdığı günlerde futbol da büyük bir değişimin eşiğindeydi. Mestalla, 10 Eylül 1977’de oynanan Valencia-Cádiz karşılaşmasıyla birlikte yeni güvenlik düzeninin ilk örneklerinden birine sahne oldu.
O döneme kadar stadyumlarda tribünlerle saha arasındaki sınır bu şekilde belirlenmiş değildi. Ancak İspanya Kraliyet Futbol Federasyonu’nun yeni düzenlemesi, futbolda artan şiddetin önüne geçmek amacıyla sahaların çevresine bariyerler yerleştirilmesini öngördü. Yaklaşık yirmi yıl sürecek bu uygulama, 1998-99 sezonunda kısmen kaldırılacak, 1999-00 sezonunda ise tamamen sona erecekti.
Mestalla’da ise karar kolay verilmedi. Tribünlerin önüne bir hendek, yani fosse yapılması seçeneği de masaya yatırıldı. Fakat bu tercih, ilk sıralardaki koltukların kaybedilmesi anlamına geliyordu. O bölümlerde oturan taraftarlar buna karşı çıktı ve görüş mesafesi ideal olmasa bile bariyerleri tercih etti.
Bu karar, İspanya’nın toplumsal geçiş sürecinden geçtiği bir dönemde alındı. Ülkedeki dönüşüm ve geçmişle hesaplaşma atmosferi stadyumlara da taşınmış, tribünlerdeki gerilim giderek yükselmişti. Futbol karşılaşmaları, zaman zaman kamu düzenini tehdit eden olayların merkezine dönüşüyordu.
Gerilimin ulaştığı en yüksek noktalardan biri, Johan Cruyff’un oyundan atılmasının ardından tribünlerin adeta kaynadığı Barcelona-Málaga mücadelesiydi. Bir diğer çarpıcı olay ise Valencia-Zaragoza karşılaşmasında yaşandı. Taraftarların sahayı işgal etmesi üzerine karşılaşma tamamlanamadı ve hakem Sánchez Ríos mücadeleyi tatil etmek zorunda kaldı.
İşte bu kıran kırana atmosferin ardından, 1977-78 sezonunun başlangıcında stadyumlar bariyerlerle donatılmaya başlandı. Mestalla da bu yeni dönemin kapısını, 10 Eylül 1977’deki Valencia-Cádiz maçıyla araladı.





